Seslendirmede rol devamlılığı isyanı
Seslendirme sektörü, bir yayıncının etik dışı hız dayatmasına karşı ayağa kalktı. Oyuncular Sendikası SESLendirme Çalışma Birimi, uzun soluklu dizilerde rol devamlılığı ilkesini hiçe sayan tekliflere karşı ortak bir deklarasyon yayınladı.
Oyuncular Sendikası’nın resmi internet sitesinde 22 Haziran’da yayınlanan deklarasyona göre, Ankara merkezli bir yayıncı, seslendirme stüdyolarına alışılmadık ve etik dışı teklifler götürdü. Uzun soluklu eski dizilerin yeni baştan seslendirilmesi talep edilirken olağanüstü kısa bir teslimat süresi dayatıldı. Onlarca sezonluk dizilerin normalden çok daha kısa sürede bitirilmesi için ana karakter rollerinin birkaç sezonda bir farklı seslendirme sanatçılarına konuşturulması önerildi.
Deklarasyonda, bu tekliflerin hem meslek etiğine hem de teamüllere aykırı olduğu vurgulanarak “seyirciye hakaret” olarak nitelendirildi. “Her rol seyircinin kulağında başta dinlediği ses ile özdeşleşir. Görme engelli takipçiler için karakterler sadece seslerden ibarettir. Ses değişimi seyircinin izlediği içerikten soğumasına yol açar” ifadeleri kullanıldı.
Seslendirme oyuncuları, “Rol devamlılığı kırmızı çizgimizdir. Aynı dizide aynı rolün farklı sezonlarda farklı meslektaşlarımıza konuşturulması teklif bile edilemez” diyerek bu tür tekliflerin yayıncı, aracı ya da stüdyolardan gelmesi halinde ciddiye alınmayacağını duyurdu.

Aydınlık gazetesine konuşan usta seslendirme sanatçısı Yekta Kopan, gelişmeleri yayıncıların ekonomik sömürüsü olarak nitelendirdi. Seslendirmenin bir uzmanlık ve oyunculuk disiplini olduğunu vurgulayan Kopan, “Şimdi tek kriter hız ve ucuzluk. Kısa sürede bitsin, yaza yetişsin, reklam gelsin. Sanatın, emeğin, rol devamlılığının önemi kalmasın isteniyor. Bu sadece meslek etiğine aykırı değil, seyirciye de hakarettir” dedi.

Sektördeki krizin bir diğer ayağını telif hakları oluşturuyor. Avrupa ve ABD’de her gösterim için sanatçıya “tekrar gösterim telifi” ödenirken Türkiye’de çoğunlukla süresiz ve sınırsız devir sözleşmeleri dayatılıyor. Yayıncılar eserleri küresel çapta yıllarca yayınlamaya devam edip büyük gelirler elde ederken seslendirme sanatçılarına sadece kayıt başına düşük kaşe ücretleri ödeniyor.
Bir diğer tehlike ise yapay zeka ve ses klonlama alanında. Stüdyolar ve yapım şirketleri sözleşmelere ekledikleri muğlak maddelerle sanatçıların seslerini dijital ortamda kopyalayarak telif ödemeden kullanmanın yollarını arıyor. Seslendirme sanatçıları, sesin kişisel veri ve tescilli hak olduğunu belirterek yapay zeka aracılığıyla yapılan izinsiz çoğaltmalara karşı acil yasal düzenleme talep ediyor.
Deklarasyonun tam metni ve alfabetik imzacı listesi Oyuncular Sendikası’nın internet sitesinde yayınlandı.