Bolivya’da 46 Gündür Süren Halk Direnişi: Ne Oluyor?

3 Views

Bolivya, 46 gündür süren kitlesel halk direnişine sahne oluyor. Devlet Başkanı Rodrigo Paz Pereira’nın neoliberal politikaları, lityum başta olmak üzere stratejik kaynakların yabancı şirketlere açılması ve akaryakıt zamlarına karşı işçiler, madenciler, yerli halklar (Aymara ve Quechua toplulukları) ile yoksul kesimler ülke genelinde blokaj ve grevlerle hükümete karşı ayakta.

Nisan sonu Mayıs başında başlayan blokajlar, Haziran ortası itibarıyla 46ncı gününe ulaştı. Ülkenin dokuz departmanından sekizinde 90’ı aşkın noktada yol kesme eylemleri sürüyor. Özellikle başkent La Paz’a giriş-çıkışlar neredeyse tamamen kontrol altında. Kentte gıda, ilaç ve akaryakıt kıtlığı had safhada. Fiyatlar fırlamış durumda. Binlerce kamyon şoförü haftalardır yollarda mahsur kalmış durumda.

Protestocuların temel talebi Paz’ın istifası. Hükümeti “ABD ve IMF kuklası olmakla”, “ulusal kaynakları emperyalist şirketlere peşkeş çekmekle” suçluyorlar. Özellikle lityum yataklarının ABD ve İsrail merkezli şirketlere açılması, direnişin kıvılcımını ateşleyen unsurlardan biri oldu. Bolivya, dünyanın en büyük lityum rezervlerine sahip ülkelerden biri ve bu kaynağın kime, nasıl satılacağı on yıllardır ülkenin en sıcak siyasi meselesi.

Hükümetin yanıtı sert oldu. 8 Haziran’da Parlamento’dan geçirilen Olağanüstü Hal Yasası ile ordu ve polise blokajları kaldırma yetkisi verildi. Çatışmalarda şu ana kadar en az sekiz kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi gözaltına alındı, liderler hakkında yakalama kararları çıkarıldı. Madencilerin polis ve askerî müdahalelere dinamitle karşılık verdiği bildiriliyor.

Bolivyali madenciler, kahverengi baretleriyle hukumet politikalarini protesto ediyor
Bolivyali madenciler, baskent La Paz’da Rodrigo Paz hukumetine karsi duzenlenen protesto yuruyusunde.

Direnişin bastırılmasının boyutlarını yerinde incelemek isteyen uluslararası insan hakları heyetinin başına gelenler ise ayrı bir skandal. Arjantinli milletvekilleri, CeProDH gibi insan hakları örgütleri ve aktivistlerden oluşan heyet, Santa Cruz üzerinden yasal yollarla ülkeye giriş yaptı. Ancak La Paz’a vardıklarında göçmenlik bürosu tarafından keyfî şekilde alıkonuldular, belgelerine el konuldu ve sınır dışı edilmek istendiler. Heyette bulunan César Villca isimli aktivist bir süre gözaltında tutuldu. Arjantinli milletvekili Vanina Biasi’nin aktardığına göre, heyet üyeleri saatlerce süren bir yıldırma operasyonuna maruz kaldı. Bu olay, muhalif kesimler ve uluslararası kamuoyunda “Paz hükümetinin insan hakları ihlallerini örtbas etme girişimi” olarak yorumlandı.

France 24 ve El Comercio gibi uluslararası yayın kuruluşlarının aktardığına göre, La Paz’da blokajlardan bunalan orta sınıf ve tüccar kesim de hükümete baskı yapıyor. Ancak bu kesimin talebi direnişçilerinkinden farklı: Onlar hükümetin daha sert müdahale ederek yolları açmasını istiyor. La Paz Çok Sektörlü Komitesi, hükümete 48 saat süre tanıyarak olağanüstü hal ilan edilmesini talep etti, aksi halde Ulusal Blokaj Karşıtı Komite kurup kendi başlarına yolları açacaklarını duyurdu. Bu da Bolivya’nın ne denli kırılgan bir zeminde olduğunu gösteriyor.

Rodrigo Paz Pereira, 2025 seçimlerinde iktidara geldi. Evo Morales ve Luis Arce döneminin sol/MAS çizgisinden keskin bir sapmayı temsil ediyor. Seçim vaatleri arasında ekonomiyi liberalleştirmek, yabancı yatırımı çekmek ve enflasyonu düşürmek vardı. Ancak akaryakıt sübvansiyonlarını kaldırması ve IMF ile yakınlaşması, ülkenin güçlü sendikal ve yerli hareketleriyle doğrudan çatışmaya yol açtı.

Eski Devlet Başkanı Evo Morales, sürgünde olmasına rağmen sosyal medya üzerinden direnişe destek veriyor ve Paz’ı “vatana ihanetle” suçluyor. Morales’in MAS hareketine bağlı kokaleros (koka üreticileri) ve yerli örgütleri, blokajların en örgütlü ayakları arasında.

Bu kadar geniş tabanlı ve uzun soluklu bir direniş karşısında Paz hükümetinin manevra alanı daralıyor. Bir yandan IMF ve yabancı yatırımcıları ikna etmesi, öte yandan ülkeyi felç eden blokajları kaldırması gerekiyor. Sokaktaki radikal kesim ise artık geri adım atmaya niyetli görünmüyor. Her iki taraf da köşeye sıkışmış durumda ve Bolivya, tarihinin en kritik dönemeçlerinden birini yaşıyor.