Türkiye basın özgürlüğünde 163. sıraya geriledi

3 Views

Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütünün 2026 Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’ne göre Türkiye, 180 ülke arasında 163. sıraya geriledi. Geçen yıl 159. sırada bulunan Türkiye, listede dört basamak birden kaybetti.

Türkiye’nin endeks puanı 27,94 olarak hesaplanırken, geçen yılki puanı 29,40 seviyesindeydi. Raporda Türkiye’de otoriterleşmenin arttığı ve medya çoğulculuğunun sorgulanır hale geldiği vurgulanıyor.

En iyi ve en kötü performans gösteren ülkeler

Listenin ilk sırasında Norveç (92,72 puan) yer alırken, onu Hollanda (88,92), Estonya (88,54), Danimarka (88,47) ve İsveç (87,61) takip ediyor. En alt sıralarda ise Eritre (10,24), Kuzey Kore (12,67), Çin (13,85) ve İran (17,45) bulunuyor.

Türkiye’de durum

RSF raporuna göre Türkiye’de ulusal medya kuruluşlarının yüzde 90’ı hükümet kontrolünde. Halk TV, Tele1, Now TV ve Sözcü gibi bağımsız kanallar ile BBC Türkçe, VOA Türkçe ve Deutsche Welle Türkçe gibi uluslararası yayıncılar alternatif haber kaynağı olarak öne çıkıyor.

Raporda, 2023 seçimlerinden bu yana şiddet ve kitlesel tutuklamaların muhalif gazetecilere yönelik en sık kullanılan yöntem haline geldiği belirtiliyor. “Dezenformasyon” suçlamasının gazetecilere baskı aracı olarak kullanıldığı, internet sansürünün yaygınlaştığı ifade ediliyor.

RTÜK’ün eleştirel yayın yapan televizyon kanallarına astronomik para cezaları kestiği, Basın İlan Kurumu’nun (BİK) ise devlet reklamlarını baskı aracı olarak kullandığı raporda yer alan tespitler arasında.

Raporda ayrıca, gazetecilerin “hakaret” davalarıyla susturulmaya çalışıldığı, iktidarın adalet sistemini manipüle ettiği ve muhalif gazetecilerin kimlik kartlarının iptal edildiği gibi ayrımcı uygulamaların yaygın olduğu vurgulanıyor.

Tutuklu ve yargılanan gazeteciler

RSF verilerine göre Türkiye’de gazetecilik faaliyeti nedeniyle şu anda 2 gazeteci tutuklu bulunuyor. Haber editörü Merdan Yanardağ’ın tutukluluk süresi 6 Temmuz’daki duruşmasına kadar uzatılırken, Alican Uludağ ve İsmail Arı da cezaevinde. Üç gazetecinin tahliyesi için RSF çağrıda bulunuyor.

Punto24 (P24) Bağımsız Gazetecilik Platformu’nun Expression Interrupted veritabanında ise Türkiye’de halen cezaevinde bulunan 20 gazeteci listeleniyor. Bunlar arasında ETHA editörü Elif Bayburt (6 Şubat 2026’da gözaltı), ET-HA muhabirleri Müslüm Koyun, Nadiye Gürbüz ve Pınar Gayıp, TELE1 Genel Yayın Yönetmeni Merdan Yanardağ (27 Ekim 2025), Today’s Zaman eski Ankara Parlamento Şefi Ali Aslan Kılıç, yazar Ergün Poyraz, kapatılan DİHA muhabiri Cengiz Oğlağı ve diğerleri yer alıyor.

Mart 2025 protestolarını haberleştirdiği için tutuklanan Evrensel gazetesi muhabiri Nisa Sude Demirel ise Mayıs 2026’da görülen davada beraat etti. RSF, protestoları haberleştiren tüm gazetecilerin beraat etmesi gerektiğini vurguluyor.

Sürgündeki gazetecilere yönelik dijital sansür

RSF’in Nisan 2026’da yayımladığı ayrı bir raporda, Türkiye’den yurtdışına yerleşmiş gazetecilere yönelik dijital sansür dalgası belgeleniyor. En az 5 gazeteci hedef alınırken, 178 sosyal medya hesabı Türkiye’de erişime kapatıldı.

Hedef alınan isimler arasında Özgürüz platformunun kurucusu ve 2015 RSF Basın Özgürlüğü Ödülü sahibi Can Dündar (Almanya, gıyabında 27 yıl 6 ay hapis), freelance gazeteci Metin Cihan (Almanya, 8 yıla kadar hapis talebi), Al Monitor muhabiri Amberin Zaman, gazeteci ve YouTuber Erk Acarer ile gazeteci-yazar Hayko Bağdat bulunuyor. Dündar’ın X hesabı ve YouTube kanalı Türkiye’de sansürlenmiş, Özgürüz sitesi düzenli erişim engelleriyle karşılaşıyor.

Bu isimlerin dışında, yurtdışına yerleşip yayıncılığa devam eden çok sayıda gazeteci bulunuyor. Pek çoğu sosyal medya sansürü, pasaport iptalleri ve gıyabi davalarla karşı karşıya.