“ABD-İran anlaşması piyasaları altüst etti: Petrol çakıldı, altın ve borsalar uçtu”

7 Views

ABD yönetimi ile İran arasında varılan çerçeve anlaşması, küresel piyasalarda dalga etkisi yarattı. Trump yönetiminin İran ile yaklaşık 1,5 sayfalık bir mutabakat zaptına (MOU) varmasıyla birlikte petrol fiyatları sert düşerken, altın ve borsalar yükselişe geçti. 19 Haziran’da Cenevre’de resmi imza töreni yapılması beklenen anlaşma, Türkiye ekonomisi açısından da önemli fırsatlar ve riskler barındırıyor.

Anlaşmanın kapsamı ne?

Çerçeve anlaşması, Lübnan dahil tüm cephelerde derhal ateşkes, Hormuz Boğazı’nın yeniden açılması ve petrol sevkiyatının normale dönmesi, IAEA denetiminde uranyum stoklarının imhası ve yaptırımların kademeli olarak hafifletilmesini öngörüyor. Ancak bu nihai bir barış anlaşması değil; sonraki 60 gün içinde detaylı müzakereler yapılacak. İsrail tarafı anlaşmaya tepkili ve Lübnan’daki operasyonlarını sürdürebileceğini açıkladı.

Petrolde sert düşüş, borsalarda rekor

Anlaşma haberinin ardından WTI petrol %5 civarı gerileyerek 80,6 dolar seviyesine indi. Hormuz Boğazı’ndaki risk priminin hızla erimesi ve İran petrolünün piyasalara dönme beklentisi düşüşün ana nedeni. Bazı analistler petrolün 60 dolar seviyelerine kadar gerileyebileceğini öngörüyor.

Borsalarda ise tablo tersine döndü. Nasdaq vadeli kontratlar %1,3-1,8 yükselirken, Nikkei 225 rekor kırarak 69.000 puanın üzerine çıktı. VIX korku endeksi %9 gerileyerek risk iştahındaki artışı teyit etti. Altın ise %2-2,6 primle 4.350 dolar seviyelerine çıkarak savaş dönemindeki baskılanmış konumundan toparlandı.

Türkiye ekonomisi için ne anlama geliyor?

Anlaşma, Türkiye için ağırlıklı olarak pozitif bir dış şok niteliği taşıyor. Petrol fiyatlarındaki düşüş, Türkiye’nin en büyük ithalat kalemlerinden biri olan enerji faturasını doğrudan rahatlatacak. Petrol fiyatındaki her 10 dolarlık düşüş, yıllık enerji faturasında yaklaşık 4-5 milyar dolar tasarruf anlamına geliyor. Bu da cari açığın daralmasına ve enflasyon üzerinde aşağı yönlü baskı oluşmasına katkı sağlayabilir.

Küresel risk iştahının artması, gelişmekte olan piyasalara fon akışını hızlandırarak Borsa İstanbul’a da olumlu yansıyabilir. Özellikle taahhüt, lojistik ve enerji yoğun sektörler kazançlı çıkabilir. Ortadoğu’da normalleşme ayrıca Türkiye’nin bölgesel bir turizm ve ticaret merkezi olarak cazibesini artırabilir.

Riskler ve belirsizlikler

Olumsuz tarafta ise İran ve Irak gibi komşu ülkelerin petrol gelirlerinin azalması, bu ülkelerin Türkiye’den ithalatını olumsuz etkileyebilir. Dolar/TL üzerindeki baskıda ise asıl belirleyici faktörün yurt içi politika faizi ve enflasyon görünümü olmaya devam edeceği öngörülüyor.

En büyük risk ise anlaşmanın henüz bir çerçeve metni olması. Detaylar netleşene kadar piyasalarda dalgalanma beklenebilir. İsrail’in tavrı, İran’ın kırmızı çizgileri ve ateşkesin kalıcılığı belirsizliğini koruyor. 19 Haziran Cenevre imza töreni ve sonraki 60 günlük müzakere süreci, piyasaların yönünü belirleyecek kritik dönemeç olacak.