Haftanın Sahaf Raporu: Uyandım, Dünya Diye Bir Yerdeyim ve Second Song
Haftanın Sahaf Raporu’nda bu hafta Cumartesi Anneleri’nin mücadelesini şiire taşıyan bir anıt kitap, Latin Amerika edebiyatını dünyaya açan dört ustanın mektupları ve birbirinden farklı iki yeni albümle karşınızdayız. Raflarda ve dijital platformlarda keşfedilecek çok şey var.
📖 Kitap
Uyandım, Dünya Diye Bir Yerdeyim — Mustafa Köz
(Ve Yayınevi, şiir, 72 sayfa, kapak resmi ve desenler: Kenan Yücel)
Mustafa Köz, Cumartesi Anneleri’nin 1000. buluşmasını bir şiir anıtıyla selamlıyor. Gözaltında kaybedilen çocuklarını otuz yılı aşkın süredir her cumartesi arayan annelerin mücadelesi, kitapta tek bir sesin değil, ortak bir hafızanın şiirine dönüşüyor. “Geldim işte oğul, yoksun / kalmadı rüzgârında çırpınmadığım kapı, dökmediğim dil” dizeleriyle açılan metinlerde yokluk, bekleme ve inatçı bir umut aynı damardan akıyor. Köz, şiiri bir tanıklık aracına çeviriyor: “Bizde yok!” diyorlar, “Almadık oğlunu biz” cümlesi kitabın tam ortasına yerleşen bir suçlama, bir haykırış olarak kalıyor. Kenan Yücel’in kapak resmi ve desenleriyle yayımlanan kitabın tüm nüshaları numaralı ve 500 adet basılmış; kapanıştaki “Oğlum, Düzgün’üm, nerdesin?” sorusu ise okurun zihninde cevapsız kalıyor.

Latin Amerika Patlaması: “Boom” Mektupları — Gabriel García Márquez, Julio Cortázar, Carlos Fuentes, Mario Vargas Llosa
(Can Yayınları, mektup, çev. Süleyman Doğru, 704 sayfa)
Latin Amerika edebiyatını 1960’larda dünya sahnesine taşıyan “Boom” kuşağının dört kurucu ismi, yıllar boyunca birbirine mektup yazdı. Gabriel García Márquez, Julio Cortázar, Carlos Fuentes ve Mario Vargas Llosa arasında gidip gelen bu mektuplar, dört yazarın dostluklarını, fikir kavgalarını ve birbirlerinin henüz taslak halindeki romanları üzerine yürüttükleri tartışmaları ilk elden anlatıyor. Yayınevleriyle verilen mücadeleler, kıtanın siyasi çalkantıları ve edebiyatın dönüştürücü gücü satır aralarında yeniden canlanıyor. Süleyman Doğru’nun çevirisiyle 704 sayfa olarak yayımlanan kitap, Yüz Yıllık Yalnızlık ya da Seksek gibi romanların arka planını merak edenler için kaçırılmayacak bir kaynak. Bir kuşağın coşkusunu ve hayal kırıklıklarını aynı sayfalarda taşıyan cilt, bu hafta raflardaki yerini alıyor.

🎵 Albüm
Second Song — Neil Young & The Chrome Hearts
(Reprise Records, rock, 18 Eylül 2026)
Neil Young, 50. stüdyo albümü Second Song’da tek bir şeyin peşinde: hipnoz. 80 yaşındaki müzisyen, yeni grubu The Chrome Hearts ile kaydettiği yedi parçalık albümde şarkı yazarlığından çok atmosferi öne çıkarıyor; albüme adını veren “Second Song” on bir dakikayı aşan, yavaş yavaş açılan bir yürüyüş. “Day after Day” ve “Soon I Might Be Going” gibi uzun parçalar, gitar tonunun ve tek notalık soloların sabrına yaslanıyor. Young’ın 2012’deki Psychedelic Pill’den bu yana ilk kez bu kadar rahat ve dolaşmaya istekli olduğunu söylemek yanlış olmaz. Sonbahar akşamlarına denk düşen, hüzünlü ama dingin bir kayıt; hızlı tüketilen şarkılar yerine baştan sona oturup dinlenmeyi isteyenler için.

Hope Is the Thing with Feathers — Rhiannon Giddens
(Nonesuch Records, folk, 18 Eylül 2026)
Rhiannon Giddens, Hope Is the Thing with Feathers’te köklerine dönüyor. Adını Emily Dickinson’un dizesinden alan on parçalık albüm, sanatçının Carolina Chocolate Drops yıllarına uzanan geleneksel string band müziğini, kariyeri boyunca dokunduğu Kongo gitarından İtalyan halk ezgilerine kadar geniş bir coğrafyayla buluşturuyor. MacArthur bursunun sahibi ve Pulitzer ödüllü Omar operasının ortak yazarı olan Giddens, bu kez topluluk ve dayanıklılık temalarını öne çıkarıyor. “Carolina Rain” albümün en geniş ve en akılda kalıcı anı; “Freight Train” ile “Cluck Old Hen” ise geleneği bir arşiv değil, yaşayan bir dil olarak kuruyor. Sıcak, usta işi ve yılın her mevsiminde dinlenebilecek bir folk albümü.

Ve Yayınevi’nin yeni çıkanlar rafında bu sezon okurla buluşan dört kitap da yerini koruyor: Sait Faik’in Deniz Öyküleri, Aylin Antmen’in Arzunun Koordinatları, Merve Arlı’nın Küçük Şeyler Ormanı ve Mete Özel’in Um / Hope’u. Güzel kitaplar ve yeni müziklerle dolu bir hafta geçirmeniz dileğiyle.