Gökyüzü Şamarı: 22-28 Haziran Haftalık Burç Yorumları

5 Views
Evren Aksel
Yazar

Evren Aksel

Evren Aksel, gökyüzünün dilini yeryüzünün gündelik ritmiyle buluşturan bir astroloji ve burç yazarıdır. Geze…

Pazar kahvenizi tazelediysek arkanıza yaslanın demeyeceğim, aksine dik oturun. Çünkü bu hafta gökyüzü hiçbirimizin gözünün yaşına bakmayacak, elimize fırçayı verip kendi pisliğimizi temizletecek cinsten bir menüyle geliyor.

Popüler astroloji hesaplarının o sığ “Müjde, retro bitiyor, cüzdanlar doluyor, eski sevgilin kapıda köpek oluyor” masallarını kapının dışına fırlatarak başlayalım. Bizim ekolü biliyorsunuz: Gezegenler durup dururken kimseye kazık atmaz. Gökyüzü senin hayatını durduk yere mahvetmiyor; sen zaten o hayatın ayarlarıyla uzun süredir oynamışsın, sistem sadece önümüze faturayı koyuyor.

Bugün itibarıyla yaz gündönümünü (Sun in Cancer) cebe koyduk. Üzerine 22 Haziran Pazartesi günü Merkür de Yengeç burcuna geçiyor. Yani gökyüzü tamamen duygusal, nostaljik, alıngan ve pasif-agresif bir suya gömülüyor. İşin kötüsü, 19 Haziran’da Şiron’un Boğa burcuna yaptığı o sarsıcı girişin artçı şokları hâlâ taze. Önümüzdeki hafta (22 – 28 Haziran), 29 Haziran’daki o meşhur Merkür Retrosu ve Jüpiter’in Aslan burcuna geçişi öncesindeki “fırtına öncesi son çıkış” haftamız. Halının altına süpürdüğünüz ne varsa, sistem o halıyı bu hafta kafanıza geçirecek.

Lafı hiç eveleyip gevelemeden, element element bu haftaki kozmik şamar listemize geçelim. Ödevinizi iyi yapın, suçu gezegenlere atmayın!

Ateş Elementi (Koç, Aslan, Yay) — “Egonuzu Yavaşça Yere Bırakın ve Durmayı Öğrenin”

Venüs Aslan burcunda size o sahte pırıltıyı, “Ben bu dünyanın merkeziyim” havasını veriyor olabilir ama yemezler. Güneş ve Merkür Yengeç sularında yüzerken sizin o bildiğimiz hoyrat, aceleci ve “dediğim dedik” enerjiniz duvara toslayacak. İşlerin planladığınız hızda gitmemesi, bürokratik engeller ya da insanların sizin o bitmek bilmeyen dramalarınıza ayak uyduramaması içinizdeki o hırçın çocuğu delirtebilir.

Gezegenlerin size mesajı net: Gidip kapıları tekmelemeyi, insanları zorlamayı bırakın. Bu hafta öfkenizin asıl sebebi dışarısı değil; eylemsiz kaldığınız an kendi içinizden yükselen o “Ben aslında kimim ve nereye koşuyorum?” sorusuyla baş başa kalma korkunuz. Bu hafta hayat size “dur” diyor. Durmanın da bir strateji olduğunu, her savaşa kılıç çekilmeyeceğini o kibirli kafanıza sokacaksınız. Enerjinizi dışarıya patlatmak yerine, evinizde, köklerinizde neyi eksik bıraktıysanız orayı tamir edin.

Toprak Elementi (Boğa, Başak, Oğlak) — “Parayla Ruh Tamir Edilmez, Kontrol Manyaklığını Bırakın”

Şiron’un Boğa burcuna taze girişi, sizin o çok güvendiğiniz rasyonel kalelerinizi sarsmaya başladı bile. Bu hafta, “Geleceğim garanti altında mı?”, “Bankada kaç param var?”, “Ya her şeyimi kaybedersem?” gibi kıtlık bilinci panikleriyle uykunuz kaçabilir. Kendinizi güvende hissetmek için gardırobu gereksiz eşyalarla doldurmaya, bitmiş ilişkileri “düzenim bozulmasın” diye sürdürmeye ya da iş yerinde mobbing yediğiniz halde sırf o garanti maaş için susmaya meyillisiniz.

Açık konuşalım: Her şeyi listeleyerek, her riski hesaplayarak hayatı kontrol edemezsiniz; sadece kendinize çok steril ve pürüzsüz bir zindan inşa edersiniz. Bu hafta ilişkilerde ve aile içinde mantık kurallarının sökmediği duygusal krizler çıkacak. Karşınızdaki insan ağlarken ona Excel tablosuyla yanıt veremezsiniz. İnsanların duygularını rasyonel argümanlarla bastırmayı bırakın. Bu hafta esnek olmayı, planlar bozulduğunda da hayatta kalınabileceğini öğrenme haftanız. Kontrolü bırakın, ölmezsiniz.

Hava Elementi (İkizler, Terazi, Kova) — “Entelektüel Gevezeliği Kesin, Kalbinizde Ne Var Onu Söyleyin”

Kafanızın içinde yine elli tane tilki dönüyor, zekice kelime oyunları hazırlıyorsunuz, her şeyi analiz edip ironi duvarlarının arkasına saklanıyorsunuz. Ama gökyüzündeki Yengeç yoğunluğu bu hafta sizin o meşhur zihinsel barikatlarınızı darmadağın edecek. İletişim kazalarına en açık grup sizsiniz; çünkü kelimeleriniz ne kadar mantıklı ve parlak olursa olsun, karşı tarafa geçmeyen o derin bir samimiyetsizlik kokusu var.

Bir duyguyu saatlerce analiz etmek, onu yaşamak demek değildir kardeşim.

Yaralanmaktan, reddedilmekten ya da zayıf görünmekten korktuğunuz için her şeyi bir entelektüel tartışma zeminine çekiyorsunuz. Gökyüzü bu hafta sizden manifesto yazmanızı değil, dümdüz, en çıplak haliyle “Ben kırıldım” ya da “Seni özledim” demenizi bekliyor. Zihninizin o gürültülü telsiz yayınını kapatın ve kalbinizdeki o ham, işlenmemiş gerçekle yüzleşin. Kelimelerle kaçamazsınız bu hafta.

Su Elementi (Yengeç, Akrep, Balık) — “Mağdur Rolünden Çıkın, Kimse Sizin Akıl Hocanız Değil”

Güneş ve Merkür kendi elementinizde, Yengeç’te fink atıyor diye bu haftayı “şans benden yana” havasında geçireceğinizi sanıyorsanız çok yanılıyorsunuz. Tam aksine, duygusal radarlarınız o kadar açık olacak ki etraftaki tüm melankoliyi, her gizli düşmanlığı bir sünger gibi çekeceksiniz. Bu haftaki en büyük tuzağınız; kurban psikolojisine sığınmak, “Herkes bana haksızlık yapıyor” arabeskine bağlamak ve insanları suçluluk duygusu üzerinden manipüle etmeye çalışmak.

Geçmişin defterlerini açıp eski hesapları masaya koymaya dünden razısınız. Ama şunu unutmayın: Kimse sizin zihninizi okuyamaz. Kırıldığınızda köşenize çekilip küsmek, pasif-agresif tripler atmak olgun bir ruhun işi değildir. Bir derdiniz varsa bunu net, açık ve ajitasyon yapmadan söyleyeceksiniz. Dünyayı size borçlu görmekten vazgeçin. Kendi duygusal çöplüğünüzün sorumluluğunu elinize alın, faturayı başkalarına kesmeyi bırakın.

Gelecek hafta Merkür resmi olarak geri vitese (retro) takacak, Jüpiter de Aslan burcuna geçip her şeyi devasa boyutta büyütecek. Yani bu hafta neyi çözdünüz çözdünüz. Çözmediğiniz her yara, haftaya hayatınızda devasa bir yangın olarak karşınıza çıkacak. Gezegenleri suçlamayı bırakın, haritanızın hakkını verin ve bu hafta o maskelerinizi yavaşça yere bırakın. Haftaya aynı saatte burada, faturayı ödemiş olarak buluşmak üzere. Ödevinizi yapın!