Başına Birer Çiçek

hayvan derilerine insan dövmesini
ve yarılmış omurgasında ağaç yuvasıyla
yansıma değil
suyun içinde gerçek bir güneşi
terse dönmüş gözlerimize
ve kafamızın ortasında ne varsa ona göstermediği
balmumu mühürlü gelecek

eğer gösterirse
Bendis ve Şebnem tanrıçası senin başına
birer çiçek takmıştır
taç ve hareler çokluğunda
baktığın yerlere hızlanmalar, hücum saçları
coşkunluk nefaseti, hikmet çanı, hisdaşlar
eski çağ kabartmaları
başına birer çiçek

saçlarının sağından
küçük sarı birer çiçek aldılardı
kırlarda dinlenenlerin koruyucusu
ezeli tümsekten taş emziklere
dilinde soyunmuş açık saçık kor şarkılarını
bakirliğinde yüzen erkek alınlarını
ve gök şehirlerindeki ezansı uzak sesleri
uyku yapısıyla duyan
kanımda hıçkıran kadınlar

her yeni gün rüyalarla boynuma tırmanır
ki duman ağaçlarından cehennem yataklarından
mezarsız ölülerin ağızlarıyla topladığı
bayat nefeslerle ömür çoğaltıcı
büyücü çıraklarına
önlük diken cariyelerin
hepsinin üzgünlüğe değişen gülüşlerini
kemikleriyle sırtlanıp
kimi zaman da savaş kağnılarının
senin mahfuz gerdanına
vahşi kolyeleri taşıdığı
ve göğsünde şikar meyveleri
uykulu dudaklarımda giyinen
freyja alınlığı takılı alnında
tılsımlı birer çiçek

Photo by Irina Iriser on Unsplash